ZİHNİMDE BİNLERCE SORU

Biz ne ara bu hale geldik? Teknolojinin bu kadar gelişmediği eski zamanlardaki değerlerimizin yerini çıkar, menfaat ve para alınca bozulduğumuzun fark...

Biz ne ara bu hale geldik?

Teknolojinin bu kadar gelişmediği eski zamanlardaki değerlerimizin yerini çıkar, menfaat ve para alınca bozulduğumuzun farkına bile varamadık.
Sözün senet yerine geçtiği devirler çok geride kaldı.
Kolay yoldan, haksız para kazanmak kısa gün hedefimiz oldu!!
Toplumda güvenirlilik duyguları ne kadar da azaldı!
Dostluk, arkadaşlık, akraba ilişkileri ve komşuluk ne kadar da azaldı!
Günü birlik yaşamak, bugünü kurtarmak, çıkarlara göre yaşamak zirve yaptı.
Avrupa’nın teknolojisini, uygarlığı, medeniyeti varken; giyimini, ahlaksızlığını, hayat tarzını kendimize örnek aldığımızdan bu güne bozulmuşluğumuz ve çürümüşlüğümüz arttı.
Avrupa’nın bize giydirmeye çalıştığı gömlek dar gelse de, aynaya bakıp kendimizi göremedik!
Biz, yanlış yapıyoruz diyemedik!
Bir Avrupa Birliği sevdası(!) içimizi yaktı, bize küle çevirdi.
Göremedik...
Gençlerimiz moda adı altında Türk-İslam olmayan akımlara kapılınca kayıp bir nesil ortaya çıktı.
Bir de her şeyi para kazanmaya ve zengin olmaya endeksleyince fren patladı ve akıl almaz bir şekilde uçuruma sürüklenmeye başlamış olduk!
*
“Eskiden tezek kokardı, bundan iyiydi” deyince çağdışı damgası vurdular.
“Namus için diyor en kutsal ölmek” deyince deli dediler.
“Ne mutlu Türküm diyene!” deyince bölücü dediler.
“Hak yol İslam yazacağız” deyince gerici dediler.
Çok şey dediler, çok şey söylediler!
Anlayamadık, anlatamadık!
Sonra susma hakkımızı kullanarak imanın en zayıfını kullandık...
*
Sabahları derse girince tırnak mendil kontrolü yapılıyordu, dedik.
Sen daha oralarda mısın? Dediler...
Türk gibi yaşamak, Türk gibi düşünmek, Türkçe konuşmak, Türkü dinlemek isteyenlere;
Siz daha oralarda mısınız? Elalem aya çıktı, uzayı fethetti, diyerek alay ettiler!
Çocuklarımıza Türk gibi isimler koymak istediğimizde “Çağdışı” diyerek emperyalizmin pençelerini gösterdiler.
Kültür emperyalizmi ile kara bulutlar oluşturup üzerimize belalar yağdırdılar.
Oysa;
Biz günü kurtarmak derdindeydik!
Bana dokunmayan yılana övgüler düzmek hülyasındaydık!
Olaylar bu hale gelesiye kadar biz neredeydik?
Televizyonun gayrı ahlaki dizilerini takip etme saçmalığında kaldık!
Eğitimi bozduk!
Sesimiz çıkmadı...
Ekonomiyi berbat ettik!
İdare ettik...
Aile yapımız bozulunca, önceleri anlayamadık ama sonrasında eyvah dedik!
*
Biz bu hale nasıl geldik?
Şimdi, asgari ücreti yükseltirsek her şey düzelecek mi?
Ya da hepimize bir ev bir araba verse devlet bütün sıkıntılarımız bitecek mi?
Ne olacak?
Nasıl olacak?
Ne zaman bitecek bu kargaşa?
Okullarımıza okul kıyafetleriyle öğrencilerimiz ne zaman gidecek?
Öğretmenlerimiz ne zaman öğretmen gibi okullara gidecek?
Ne zaman RÜTÜK görevini yapacak ve aile yapımızı bozan bu dizi filmlere dur diyecek?
Zihnimde binlerce soru?
2024’e girerken gözlerim yangın yeri...
Ne zaman bu millet titreyip kendine, özüne dönecek?
Yeni çağa, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına Türk mührünü vurmak için, bu yüzyılı Türk Asrı yapmak için ne zaman ayağa kalkacağız.
Ne zaman?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gündüz Aydın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manisa Hür Işık Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manisa Hür Işık Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manisa Hür Işık Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manisa Hür Işık Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.