YENİ BİR YAŞA GİRERKEN

Sevmiyorum 22 Ocakları 17 yıldır, sevemiyorum ne yazık ki… 22.Ocak 1960 Rahmetli anamın beni doğurduğu gün. Soğuk bir kış gecesi, saat 02.45 de tek gö...

Sevmiyorum 22 Ocakları 17 yıldır, sevemiyorum ne yazık ki…
22.Ocak 1960 Rahmetli anamın beni doğurduğu gün. Soğuk bir kış gecesi, saat 02.45 de tek gözlü evimizde mahalle ebesi ile rahmetli babaannemin ellerine doğmuşum.
Sevgi içerisinde, gerçekten bana iyiyi, güzeli, doğruyu öğreten Vesilemin ellerinde büyüdüm ben. Bugün Salihli’nin Vesilesi olmamı rahmetli babaannemden aldığım terbiye, yardımseverlik ve insanı sevme tutkumu ona borçluyu ben.
22.Ocak 2006 gecesi :Anamın doğurduğu, 4 yaş küçüğüm bir pislik tarafından, uğradığım saldırı sonrası, ölümlerden dönmem ve kalıcı sakatlıklarım nedeniyle ben sevmiyorum 22 ocakları. Çünkü unutamıyorum yaşadığım o korkunç geceyi. Demir boru ile aldığım darbeden, sol elim sakat kaldığı gibi, kafamda bir sürü kırık 59, dikişin izleri de silinmiyor. Kendime geldiğimde ellerimi açıp “Yüce rabbim çok şükür yaşıyorum, bana sağlık ver, ben kalan ömrümü, insanım için harcayayım, Vesile olayım . Düşmanım dahi düşerse, o zor anında ilk ben koşacak, ben elinden tutup kaldıracak ve arkama bile bakmadan yoluma devam edeceğim” demiştim.
Manisa CBÜ'den Salihli'ye gelirken kulakları çınlasın Prof. Dr. Şükrü UMUR : “ Şanslısın, konuşabiliyorsun, Bir gözün görüyor, bir kulağın duyuyor .Sakın bana yürüyüp yürümeyeceğini sorma. Beyninde ne hasarlar var bilmiyoruz, zamanla anlayacaksın” demişti. Ama ben inanmıştım. Rabbim benimleydi .17. gün ayağa kalkıp, duvarlara tutunarak ,yürümeye çalışıyordum. Bir ay sonra Manisa’ya gittiğimde, doktorum beni tanıyamamış, inanamamıştı ayakta oluşuma .45 gün sonra kazınmış kafam la, sadece gören tek gözümle yardımla da ,olsa sahneye çıkmış ,sunuculuk yapıyordum çok şükür.
Aylarca tek göz, tek kulakla, kafamdaki çukurlarla, hayatımda rakamların hiç olmadığı bir süreç yaşadım. Hala rakamlarla işim yok. Belli bir dönemi anımsayamıyorum. Ve isimleri çok zor ezberliyor zor hatırlıyorum. Ben hiç yılmadan önce anneme, sonra insanıma vesile olmaya başladım. Daha hastanedeyken hem de uzun hikaye. 2 yıl sonra yaşadığım hırsızlıkta çalınan çeklerimden sonra tüm malvarlığımı yitirdim. 2 Büyük bankanın duyarsızlığı her çeke 711 vurması yüzünden hızla dibe vurdum. 48 yaşıma kadar elde ettiğim, deli gibi çalışarak kazandığım her şeyi yitirdim. Bir Allaha olan inancım, birde insanıma olan sevgimle ayakta kalmayı becerdim.
Yardım ettiğim insanlardan bir çay içmezken, mağdur ailelere odun kömür taşırken ben tam 4 yıl sıcak su torbası ile kışlarımı geçirdim çoğu kişi bilmez. Çok şükür beni duyan bir rabbim, beni yalnız bırakmayan, bana Vesile olmam için rehber olan, güzel yürekli insanlarım var benim. Cebimde simit alacak param yokken , eve gelip salça ekmek yediğim günlerimde çoktu. O beni öldürmeye kalkan pislik 8.5 sene cezaevinde yattı , pislik çıktıktan sonrada pisliklerine devam etti. Onun yüzünden tansiyon hastası oldum. Ama rabbime verdiğim sözü de tuttum. Börek ve kalp hastası olup kaldığı yerdeki akrabalarımızca Sokağa atıldığında, ona rapor aldırıp, engelli, maaşını alması için aracı oldum. Hatta malulen emekli olması içinde. Ki öldüğü gün toplu parasını ve maaşını alacaktı. 2 yıl önce ameliyat sonrası vefat ettiğinde, Rabbime söz verdiğim gibi cenazesini, ben kaldırıp yapılması gereken her şeyi de yaptım.
O öldü canlar. Ama benim içimdeki öfke, hala ilk günkü kadar taze. Ben doğduğum gün öldüm aslında ve yeniden doğdum. Öfkeme rağmen istediklerimde var rabbimden elbette. Madem bugün 22.ocak 2024 :
Bana sevdiklerimle beraber geçireceğim güzel yıllar yolla. Bana sağlık, mutluluk yolla. Bana yaşadığım kötü günleri hiç bir zaman aratmayacak yarınlar yolla. Bana çalışma gücü, yaşam gücü ve
zorluklar karsısında direnmem için kuvvet ver. Ayrılıklar olacak elbet gözlerde, mühim olan gönüller ayrılmasın. Bana evlatlarıma, arkadaşlarıma, dostlarıma güzel anılar bırakabilmem için fırsatlar ver.
Yaşamın taşlı yollarında yürürken ayağım takılıp düşersem eğer, ayağa kalkabilmek için gereken kuvveti ver. Eğer ki aldığım darbeler yine düşmanlarımdan değil de, sevdiklerimden gelirse, bu zor anlarda kırılgan yüreğimi ateşlerden kurtar, serinlet.
"Hayat sen ne güzel şeysin" diyerek gözlerimi açabileceğim nice sabahlarım olsun. Almak kadar vermenin ne kadar güzel ve Vesile olmanın hazzını unutturma, her gün yeniden yenilerini yaşat bana... Bana inanan ,güvenen beni Vesile eden insanların varlığı ile ben çok zenginim ruhen. Haydi o zaman: Gün Aydın, doğum günüm de kutlu Olsun benim .

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülgün Yalvaç - Mesaj Gönder

# manisa

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manisa Hür Işık Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manisa Hür Işık Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manisa Hür Işık Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manisa Hür Işık Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.